
Anne ve babaya itaat etme konusunda ayetler,Anne ve babaya itaat etme konusunda ayetleri okumak için lütfen tıklayınız
Yes’eluneke maze yünfigun* gul maa enfagtüm min hayrin fe lil valideyni vel agrabine vel yetema vel mesagıni vebnis sebil* ve ma tef’alu min hayrin fe innellahe bihi alim …
2/215- Sana Allah yolunda ne harcayacaklarini soruyorlar. De ki: “Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir..bkr 215
Tefsir minür tefsiri
Nuzul sebebi…
İbni Cerîr et-Taberî, İbni Cüreyc’den şöyle dediÄŸini rivayet etmektedir: Müminler Allah’ın rasulüne mallarını nereye harcayacaklarına dair soru sor¬dular. Bunun üzerine: “Sana neyi infak edeceklerini sorarlar; de ki: İnfak edece¬ğiniz hayır…” ayeti nazil oldu.
Ebu Hayyan’dan rivayet ettiÄŸine göre Amr b. el-Cemûh Resulullah (s.a.)’a: Mallarımızdan neyi infak edelim ve onları nereye har¬cayalım? diye sordu; bunun üzerine bu ayet-i kerime nazil oldu. Ebu Salih yo¬luyla gelen rivayette, İbni Abbas’m ÅŸu sözleri de aynı istikamettedir: Bu ayet-i kerime ensardan olan Amr b. el-Cemûh hakkında nazil olmuÅŸtur. Kendisi pek çok malı olan yaÅŸlı bir kimse idi. Ey Allah’ın rasulü, dedi, ben neyi tasadduk edeyim ve kime harcayayım? Bunun üzerine bu ayet-i kerime nazil oldu
Acıklaması..
Ya Muhammedi Arkadaşların sana farz olan zekâtı değil de tatavvu nafa¬ka olarak neyi, nerede harcayacakları hakkında soru soruyorlar. Sen onlara şöylece cevap ver: Az veya çok her ne harcarsanız bunun sevabı yalnız size ait olacaktır. Harcama yerleri ise en yakın akraba oldukları için öncelikle anne ba¬baya ve çocuklaradır. Daha sonra diğer akrabalar -yakınlık sırasına göre- gelir. Arkasından kendilerine bakanlar vefat etmiş yetimler, kazanmaktan aciz kal¬mış miskinler gelir.
Sonra da memleketlerine geri dönmek imkânını kaybetmiÅŸ yolda kalmış yolculara vermek gerekir. Kayıtsız ÅŸartsız olarak her türlü iyilik ve itaat yollarında yaptığınız infakların Allah karşılığını verecektir; çünkü O, her ÅŸeyi bilendir. Hiç bir ÅŸey O’ndan gizli kalmaz. O karşılık vermeyi ve yapıla¬na sevap vermeyi unutmaz. Aksine iyiliÄŸin kat kat sevabını verir.Burda sadaka ya miktar konmamaktadır…Zekat gibi degil..
” Bir rivayette şöyle buyurulmaktadır: “Kocan ve çocukların kendilerine tasaddukta bulunduÄŸun kimseler arasında en lâyık olanlardır.” Müslim’in Hz. Cabir’den rivayetine göre de Resulullah (s.a.) şöyle buyurmuş¬tur:
“Önce kendinden baÅŸlayarak nefsine tasaddukta bulun.” Nesaî ve baÅŸkala¬rının rivayetine göre de Resulullah (s.a.) şöyle buyurmuÅŸtur: “Veren el üstteki (olan) eldir. Babana, annene, kızkardeÅŸine, kardeÅŸine ve sırasıyla yakınlarına (ver).” Şüphesiz akrabalara karşı ÅŸefkat daha ileri derecededir. Sana karşı kö¬tü duygular besleyen akrabayı gözetmek ise ihlâsı daha bir yerleÅŸtiricidir.
Ayetten çıkan hükümler…
Daha yakın olanların nafaka hususunda öncelikleri vardır. Çünkü Yüce Allah: “De ki: İnfak edeceÄŸiniz hayır anne ve babanın, akrabaların…” diye bu¬yurmaktadır. Ayrıca Peygamber (s.a.) de daha önce geçen buyruÄŸunda Yüce Al¬lah’ın muradını beyan etmektedir: “GeçindirdiÄŸin kimselerle baÅŸla. Annen, ba¬ban, kızkardeÅŸin, erkek kardeÅŸin ve sırasıyla yakınların.”
3- Bu buyrukta, açıklamış olduğumuz gibi anne babaya ve yakınlara infa-kın, oğul için bir görev olduğunun delili vardır. Bu görevin yalnızca onlara kar¬şı olması buna karşılık yoksulları, yolcuları ve ayetin söz konusu ettiği diğer bütün grupları kapsamamasmın sebebi şudur: Diğerleri hem zekâtın, hem na¬file sadakanın kapsamına girerler.
DiÄŸer taraftan Ebu Hureyre tarafından ri¬vayet edilen merfû’ hadiste de şöyle buyurulmaktadır: “Allah yolunda verdiÄŸin bir dinar, bir yoksula verdiÄŸin bir dinar, bir köleyi azad etmek için verdiÄŸin bir dinar, aile halkına harcadığın bir dinar (bütün bunlar arasında) aile halkına harcadığın dinarın ecri hepsinden daha büyüktür.” İbni Mes’ud’un rivayetine göre ise Resulullah (s.a.) şöyle buyurmuÅŸtur: “Müslüman bir kimse aile halkına bir infakta bulunduÄŸu takdirde bu, onun için bir sadaka olur
Ve vessaynel insane bi valideyh** hamelethü ümmühü vehnen ala vehniv ve fisalühu fı ameyni eniÅŸkür lı ve li valideyk** ileyyel mesir ….
31/14- İnsana da, anne babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu her gün biraz daha güçsüz düşerek karnında taşımıştır. Onun sütten kesilmesi de iki yıl içinde olur. (İşte onun için) insana şöyle emrettik: “Bana ve anne babana şükret. Dönüş banadir..lokman14
Tefsir ..SAvfetüt Tefasir..
İnsana, anne ve babasına, Özellikle annesine güzel davranmasını emrettik, Annesi onu, kamında bir cenin olarak taşıdı. Gebe kaldığı andan itibaren doğum yapana kadar, anne¬nin zayıflığı günden güne artar. Çünkü çocuk büyüdükçe, annenin yükü ve zayıflığı artar. Çocuğun sütten kesilmesi, iki yılın bitiminde olur.
Biz insana, “iman ve lütuf nimetine karşılık Rabbine; büyütüp besleme nimetine karşılık da anne ve babana şükret” dedik. Dönüş ve varış sadece banadır. İyi davranana iyiliÄŸinin karşılığını, kötü davranana da kötülüğünün karşılığını veririm. Ibn Cüzeyy şöyle der: şükret” diye baÅŸlayan cümle vasiyetin sorumlulugun açıklamasıdır.
Vasiyetle onu açıklayan cümle arasına, “anası onu nice sıkıntılara katlanarak taÅŸrmışur. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur” cümlesi getirilmiÅŸtir ki, annenin, çocuÄŸu için katlandığı zorluÄŸu ve hakkının büyüklüğünü gerektiren ÅŸeyi açıklasın. Bu zor¬luklar sebebiyledir ki, annenin hakkı, babanın hakkından daha büyüktür
Va’büdüllahe ve la tüşrigu bihi ÅŸey’ev ve bil valideyni ihsanev ve bizil gurba vel yetema vel mesagıni vel cari zil gurba vel caril cünübi ves sahıbi vil cembi vebnis sebili ve ma meleket eymanüküm** innellahe la yühıbbü men kane muhtalen fehura …
4/36- Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir ÅŸeyi ortak koÅŸmayin. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakin komÅŸuya, uzak komÅŸuya, yaninizdaki arkadaÅŸa, yolcuya, elinizin altindakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. ..nisa36
Tefsir Münir
Ayette geçen lafız ile ana-babaya iyilik (birr), meşru olan işlerde onlara itaat etmek, hizmetlerini görmek, istediklerini yerine getirmeye çalışmak, onlara eza ve sıkıntı verecek şeylerden uzak durmak demektir. Çünkü çocukların yaratılma¬sındaki, şefkat ve ihlâs ile büyütülmelerindeki zahir sebep anne-babadır.
Müfes-sir İbnu’l-Arabî diyor ki: Anne-babaya itaat ve iyilik, dinin farzlara dair rükünle¬rinden bir rükündür. Onlara iyilik ve ihsanda bulunmak sözlerde ve amellerde söz konusu olur. Sözlerdeki iyi muamele “Onlara öf (bile) deme. Onları azarlama. Onlara çok güzel (ve tatlı) söz söyle” (İsra, 17/23) ayetindeki gibi olur. Yine onla¬rın mutlak bir rahim bağı ve hususî yakınlık hakkı bulunmaktadır.
Akrabaya ihsanda bulunmak: Akrabalık da kardeÅŸ, kızkardeÅŸ, amca, dayı ve onların çocuklarında olduÄŸu gibi bir rahim bağıdır. Onlara iyilik de su¬renin başındaki “Kendisi de (adını öne sürmek suretiyle) birbirinize dileklerde bulunduÄŸunuz Allah’tan ve akrabalık (baÄŸlarını koparmak)tan sakının.” (Nisa, 17/1) ayetinde belirtildiÄŸi ÅŸekilde akrabayı sevip onlara mali yardımda buluna¬rak olur. Bu muamele ölenin birbirine baÄŸlanmasını saÄŸlar, maneviyat ve daya¬nışmasını güçlendirir, dolayısıyle toplum kuvvetlenir ve devlet de ilerler.
Not Akraba bagını kesen kadir gecesi olsa rahmetten pay alamaz….
Ve vessaynel insane bi valideyhi ihsana*** hamelethü ümmühü kürhev ve vezaathüü kürhe** ve hamlühü ve fisalühü selasüne ÅŸehra** hattaa iza beleÄŸa eşüddehu ve belÄŸa erbeine seneten gale rabbi evzi’niiii en eÅŸküra nı’metekelletiiii en amte aleyye ve ala valedeyye ve en e’mele salihan terzahü ve eslih li fi zürriyyetii** inni tübtü ileyke ve innı minel müslimın…
Biz insana, ‘anne ve babasına’ iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doÄŸurdu. Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi, otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca, dedi ki: “Rabbim, bana, anne ve babama verdiÄŸin nimete şükretmemi ve Senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben Müslümanlardanım….ahkaf..15
Tefsir Taberi..
Allah teala, bundan önceki âyetlerde kendisini birlemeyi, ona ibadette samimi olmayı ve doğruluktan ayrılmamayı emrettikten sonra bu âyet-i kerime¬de de anneye babaya itaat etmeyi emretmiştir. Bu da,anne babaya itaatin, çok önemli bir vazife olduğunu göstermektedir.
Âyet-i kerimede, annenin çocuÄŸu kamında taşırken ve doÄŸururken çeÅŸitli sıkıntılar çektiÄŸi zikredildikten sonra, çocuÄŸun sütten kesilmesinin otuz ayda gerçekleÅŸeceÄŸi beyan edilmiÅŸtir. Hz. Ali (r.a.) bu âyetle, Bakara süresindeki “Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler.” âyetini göz önünde bulundura¬rak kadının hamilelik müddetinin en az altı ay olabileceÄŸine hüküm vermiÅŸ ve altı ay içinde doÄŸum yapan evli kadından zina cezasını düşürmüştür.
Âyet-i kerimede, insanın kemale ermesinden söz edilmektedir. Mücahid, Abdullah b. Abbas ve Katade’ye göre, insanın kemale ermesi otuz üç yaşına er¬mesiyle gerçekleÅŸir. Taberi de “Kemale erme” ifadesinden sonra “Kırk yaşın” zikredilmesi sebebiyle bu görüşün daha uygun olduÄŸunu söylemiÅŸtir.
Åža’bî ise, buradaki “Kemale enne” ifadesinden maksadın, kiÅŸinin yüküm¬lülüğünün baÅŸladığı ergenlik çağı olduÄŸunu söylemiÅŸtir.
Âyet-i kerimede, kırk yaşına basan kişinin artık olgunluk çağına ereceği, şehvani arzuların baskılarından kurtularak akl-ı selim ile düşüneceği, rabbine şükretme ve salih amel işleme yollarını araştıracağı, yaptığı günahlardan tevbe edeceği ifade edilmektedir.
Taberi bu âyet-i kerimenin, Hz. Ebubekir es-Sıddiyk baklanda nazil oldu¬ğunu zikretmiştir
Vahfiz lehüma cenahazzülli miner rahmeti ve gur rabbirhamhüma kema rabbeyanı sağıra…
Rabbüküm e’lemü bima fi nüfüsiküm in tekünü salihıyne fe innehü kane lil evvabine ÄŸafura
Ve eti zel gurba haggahü vel miskine vebnes sebili ve la tübezzir tebzira
17/24- Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: “Rabbim!, Tıpkı beni küçükken koruyup yetiÅŸtirdikleri gibi sen de onlara acı.” Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. EÄŸer siz iyi kiÅŸiler olursanız, ÅŸunu bilin ki Allah tövbeye yönelenleri çok bağışlayandır.Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma…isra 24.25.26
tefsir ibni kesir…
Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanındayken yaşlılığa erecek olurlarsa; onlara karşı; öf dahi deme. Onları azarlama.» Onlara kötü bir söz duyurma, hattâ kötü sözün en alt mertebesi olan öf bile deme ve onlara karşı senden çirkin bir fiil sudur etmesin. Nitekim Atâ İbn Ebu Rebâh «Onları azarlama» kavlini; onlara karşı elini oynatma, diye tefsir etmiştir.
Allah Teâlâ anne ve babaya karşı kötü sözü ve kötü davranışı yasakladıktan sonra iyi sözü ve iyi davranışı emrederek buyuruyor ki: «Ve her ikisine de efendice sözler söyle.» Yani güzel, tatlı, edebli, saygılı ve hürmetlice. «Merhametten onlara alçak gönüllülük kanatlarını ger.» Yaptıklarında onlara karşı mütevâzi’ ol. «Ve de ki: Rabbım, o ikisi beni küçükken yetiÅŸtirdikleri gibi sen de onlara merhamet et.» Büyüdüklerinde ve vefâtlan anında onlara merhamet et
Fe hel aseytüm in tevelletüm en tüfsidu fil erdı ve tügaddııııı ü erhameküm * Ülaaaa ikellezine leanehümüllahü fe esammehüm ve e’ma ebsarahüm …ve e’ma ebsarahüm…
47/22- Demek, yüz çevirdiÄŸinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık baÄŸlarını koparacaksınız, öyle mi? İşte bunlar, Allah’ın lânetleyip, kulaklarını sağır, gözlerini kör ettiÄŸi kimselerdir… Muhammed süresi
gul tealev etlü ma harrame rabbüküm aleyküm ella tüşrikü bihi ÅŸey’e*** ve bil valideyni ihsana **ve la tagtülüüü evladeküm min imlag*** nahnü nerzüguküm ve iyyahüm** ve la tagrabül fevahışe ma zahera minhe ve ma bedan*e*** ve la tagtülün nefselleti harramellahü illa bil hag*ı* zaliküm vessaküm bihı lealleküm ta’gılun ..
.
6/151- (Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı ÅŸeyleri okuyayım: Ona hiçbir ÅŸeyi ortak koÅŸmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endiÅŸesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaÅŸmayın. MeÅŸrû bir hak karşılığı olmadıkça Allah’ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız.” – enam151