
Nafile namazların faziletleri,Nafile namazlar,Nafile namazlar nelerdir,Nafile namazların faziletlerini okumak için lütfen tıklayınız.
İşrak namazı’nın fazileti
Sabah namazından sonra güneş doğmaya başladıktan 45 dakika sonra kılanan fazileti yüksek bir namazdır.
(Güneş yükselince [işrak vaktinde] güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılanın bütün günahları affolur.) [İ.Ahmed]
“Bir kimse sabah namazını cemâatle kıldıktan sonra oturup güneş doğuncaya kadar zikir ile meşgul olsa, güneş doğunca da iki rekat (İşrak) namaz kılsa, bir nafile hac ve umre sevabına nail olur.” (İhyâ, I. 336)
Kuşluk duha namazı..
kuşluk vakti, güneş doğduktan 50 dakika sonra başlayıp, öğleye 20 dakika kalana kadar olan vakittir.)
Allah Teala’ bir kutsi hadisinde şöyle buyurur:
“Ey Ademoğlu! Günün evvelinde benim için dört rekat namaz kıl ki, ben de günün sonunda seni kollayayım” (et-Terğip ve’t-terhib, c. 1, s. 464)
(Günde iki rekat kuşluk namazı kılanın günahları denizlerin köpüğü kadar olsa, affedilir.) [İbni Mace, Tirmizi, Ebu Davud]
(Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah, La ilahe illallah veya Allahü ekber demek birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe mani olmaya çalışmak birer sadakadır. İki rekat kuşluk namazı kılmak ise bütün bunları karşılar.) [Müslim]
(Günde 2 rekat kuşluk namazı kılan, doğduğu günkü gibi günahsız olur.) [Ebu Ya la]
(İki rekat kuşluk namazı kılan gafillerden olmaz. Dört rekat kılan, abidlerden olur. Altı rekat kılarsa, bu namaz o gün ona kâfi gelir. Sekiz rekat kılan, masivayı terk edip itaat eden kullardan yazılır. On iki rekat kılan da Cennette özel bir köşke kavuşur.) [Taberani]
(Cennetin bir Duha kapısı vardır. Bu kapıdan ancak kuşluk namazı kılanlar girer.) [Taberani]
(İki rekat kuşluk namazı, kabul olunmuş bir hac ve umreye bedeldir.) [Ebuşşeyh]
Peygamber efendimizin, düşman üstüne gönderdiği askerler, kısa zamanda zafer kazanıp bol ganimet ile evlerine döndüler. Bu askerlere gıpta edenleri görünce buyurdu ki:
(Size bunlardan daha kısa süren, daha çok ganimet getiren ve daha tez eve döndüren cihad yolunu göstereyim. Kuşluk namazı için camiye giden, daha az savaşmış, daha çok ganimet almış ve daha tez evine dönmüş olur.) [İ. Ahmed]
(İki rekat kuşluk namazı kılmak bana farzdır.) [İ. Ahmed]
(İki rekat kuşluk namazı kılan vücudunun zekatını ödemiş olur.) [İ. Asâkir]
Redd-ül-muhtar da, (Kuşluk namazına devam eden şehid olarak ölür) buyuruluyor.
İmam-ı Şarani hazretleri, (Kuşluk namazına devam edenlere cin musallat olamaz) buyurdu.
Hazret-i Aişe -radıyallahü Anhâ-’den rivayete göre Rasul-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem-’, Kuşluk namazını ikişer ikişer dört rekat olarak kılar, (bazen) dilediğince de arttırırdı. (Müslim. Müsafirin, 78)
Evvabin namazı..
Akşam namazının sünnetinden sonra kılınan altı rekâtlık gayr-i müekked namaz.günâhları terk ve hayırlı işler yapmak sûretiyle Allah’a dönen demektir. Çoğulu Evvâbin’dir. Evvâbin namazı, Allah’a çok itaat edenlerin namazı demektir.
Hz. Sevbân’dan nakledilen şu hadis de, evvâbin namazının önemini belirtir: “Allah Rasûlü, günün yarısından sonra namaz kılmayı severdi. Hz. Âişe, Ya Resulullah, sen bu saatte de mi namaz kılmayı seviyorsun? dedi. Resulullah (s.a.s.): “Bu saatte gök kapıları açılır ve Hak Teâla hazretleri, bu saatte kullarına rahmetle bakar. Bu namaz Âdem, Nuh, İbrahim ve İsâ’nın devam ettikleri bir namazdır” buyurdular (el-Askalânî, Bulûgu’l Merâm, Terc. A. Davudoğlu, II, 48)
(Akşam namazından sonra, altı rekat kılanın günahları, deniz köpüğü kadar da olsa, affolur.) [Taberani]
(“Bir kimse Akşam namazından sonra hiç konuşmadan altı rekat namaz kılsa, o namaz (sevap bakımından) on iki senelik ibadete denk olur.” (Tirmizi, Mevakit, 204)
Teheccüt namazı..
Teheccüd, gecenin üçte ikisi geçtikten sonra, sabah namazı girinceye kadar kılınan nafile bir namazdır. Teheccüd, uykuyu terk etmek demektir. Gece kılınan nafile namaz, gündüz kılınan nafile namazdan daha faziletlidir. Çünkü gece uyanmak nefse zor gelir. Hadis-i şerifte (İbadetin efdali zahmetli olanıdır) buyuruldu. (M. Felah, İbni Esir- Nihaye)
(En faziletli amel, herkes uykuda iken, gece namaz kılmaktır.) [C.Yolu]
(Gece seherde kılınan iki rekat namaz, dünya ve içindekilerden daha kıymetlidir. Eğer meşakkat vermeseydi, gece namazını ümmetime farz kılardım.) [Deylemi]
(Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim]
(Selamı yayar, açları doyurur, sıla-i rahimde bulunur, geceleri herkes uyurken namaz kılarsanız, selametle Cennete girersiniz.) [Tirmizi]
(Müminin şerefi gece namazı kılmasındadır.) [Hatib]
(Teheccüd, günahları affettiren salihlerin ameli olup, hastalıklara da şifa verir.) [Tirmizi]
(Yatarken gece kalkmaya niyet eden, sabaha kadar uyuya kalsa, gece namazı kılmış gibi sevaba kavuşur, uykusu da kendisine sadaka olur.) [Nesai]
(Kış, müminin baharıdır. Gündüzleri kısadır, oruç tutar, geceleri uzundur, ibadet eder.) [Beyheki]
(Uyanacağını uman, vitri seherde kılsın! Çünkü o vakit rahmet melekleri hazır olur.) [Müslim]
(Seherde yapılan dua kabul olur.) [Tirmizi]
(Seher vakti Hak teâlâ buyurur: İstiğfar edeni affederim, isteyene istediğini verir ve duasını kabul ederim.) [Müslim]
Allahü teâlâ iyileri överken, (Onlar seher vaktinde istiğfar eder) buyuruyor. (Zariyat 18)
Allahü teâlâ, Musa aleyhisselama, (Benim için ibadet et) buyurunca, Hazret-i Musa, (Ya Rabbi sana ne zaman ibadet edeyim ki makbul olsun?) diye sordu. Cenab-ı Hak da (Gece namaz kıl) buyurdu. (Ey Oğul İlmihali)
Tabiinin büyüklerinden Esved ile Alkame: “Teheccüd uykudan sonradır” demişlerdir. Hatta hiç uyumaksızın bütün geceyi ibadetle geçirmeyi adet edinmek mekruh sayılmıştır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 13).
Buhârî’nin Amr b. el-As (r.a)’dan rivâyetine göre bir kere Resulullah (s.a.s) Abdullah b. Amr’e “Ey Abdullah! Senin her gün oruç tuttuğun ve her gece baştan başa namaz kıldığın haberi bana ulaşmadı mı sanırsın ” buyurmuşlardır. Abdullah da, “Evet öyledir, ya Resulullah! Bütün gece namaz kılarım” demiştir. Rasûl-i Ekrem, “Sakın öyle yapma. Kâh oruç tut, kâh iftar et, gecenin bir kısmında namaz kıl, bir kısmında uyu” buyurmuştur (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 13).
Farz namazdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır. Geceyi iki kısma bölersen son kısmı namaz için en faziletli vakittir. Eğer geceyi üçe bölersen ortası en faziletli vakittir” (Tecrid-i Sarih Terc. IV, 16).
Geceleyin kalkıp namaz kılan ve karısını uyandırarak ona da kıldıran, şayet kalkmak istemezse yüzüne su serpen erkeğe Allah rahmet eder, (günahlarını bağışlar). Yine geceleyin kalkıp namaz kılan ve kocasını uyandıran, kalkmak istemezse yüzüne su serpen kadına da Allah rahmet eder (günahını bağışlar)” (Ebû Davûd, Salâtü’tTatavvu’, 18).
Onların yanları yataklarından uzaklaşır (teheccüd namazı kılmak için yataklarından kalkarlar), korkarak ve umarak Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (hayır için) harcarlar. Yaptıklarına karşılık olarak onlar için gözlerini aydınlatıcı ne güzel (nimetlerin) saklandığını hiç kimse bilmez” (es-Secde, 32/16-17).
“Kim geceleyin uyanır ve karısını da uyandırarak beraberce iki rekat namaz kılarlarsa, Allah’ı çok zikreden erkek ve kadınlardan yazılırlar” (Ebû Davûd, Vitr, 13).
ameli salih in en güzellerinden .. birisi zikirdir… cokca zikir edin diyen tek ayet cokca istenen tek şey zikir…
“ve tebettel ileyhi tebtîlâ: Herşeyden kesilerek Allah’ı zikret.
Yâ eyyuhellezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).
Ey iman edenler Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.
43/ZUHRUF-36: Ve mey ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn
Ve kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur
Ellezine amenu ve tedmeinnu kulubuhum bi zikrillah, e la bi zikrillahi tatmeinnul kulûb.
Bunlar, Allah’ın zikri ile kalbleri huzura kavuşarak iman edenlerdir. Iyi bilin ki, ancak Allah’ı anmakla kalbler yatışır ve huzur bulur.(Ra’d Süresi:28)
namaz kılmak kasdedilmiştir:
“Muhakkak ki ben kendim Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Öyle ise bana kullluk et: beni zikir için namaz kıl.”(Taha Süresi:14)
-Zikir, zikreden erkek ve kadınlar için Allah’tan bağışlanma vesilesidir.
“Gerçekten Allah’ın emrine boyun eğen bütün erkek ve kadınlar, (gereği üzere Allah’ı ve Peygamberini tasdik eden) mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, ibadete devam eden erkekler ve kadınlar,(işlerinde ve sözlerinde) sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar, Allah bunlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab Süresi:35)
İşte bunlar gibi bir çok güzel ayetlere nail olmak için demekki gecenin bi kısmında hem biz hemde başta hanımlar olmak üzre ev halkınıda teşvik etmemiz lazım..
Abdest ve Şükür namazı..
Allâh Teâlâ’nın ihsân etmiş olduğu sayısız nimetlere şükretmek bütün insanların yerine getirmesi gereken bir borçtur. Şükür, verilen nimeti artırdığı gibi, şükürsüzlük de onun zevâline ve hatta sâhibinin şiddetli bir azâba mâruz kalmasına sebeb olur. Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve selem- sevindiğinde veya sevindirici bir haber aldığı zaman Allâh’a şükretmek için secdeye kapanır ve namaz kılardı.
Nitekim İslam’ın azılı düşmanı Ebû Cehil’in başının kesildiği kendisine müjdelendiği zaman iki rek’at şükür namazı kılmıştı (İbn-i Mâce, İkâmetü’s-salât, 192)
Enes bin Mâlik -radıyallâhu anh- de şöyle anlatmaktadır: “Nebiyy-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve selem-, bir ihtiyacının görüldüğü hususunda müjdelenmişti, bunun üzerine hemen secdeye kapandı.” (İbn-i Mâce, İkâmetü’s-salât, 192)
Abdest namazı ise
Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit müsaitse, yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekat namaz kılınması menduptur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Çünkü abdest almak Allah’a yaklaştırıcı bir ibadettir, hedefi ise namazdır. Fahr-ı Kainat -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Her kim şu benim aldığım gibi abdest alır ve aklından bir şey geçirmeyerek iki rekat namaz kılarsa geçmiş günahları af olunur.” (Buhari, Vudû, 14)
Burda yeri gelmişken Abdest hakkında bi kaç şeyide belirtelim..
(Abdeste devam et ve güzel abdest al ki, ömrün uzasın.) [Harâiti]
(Güzel abdest alıp camiye giren Allah ın misafiri olur. Allahü teâlâ da misafirine mutlaka ikram eder.) [Beyheki]
(Güzelce abdest aldıktan sonra, Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehü la şerikeleh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resulühü diyene Cennetin sekiz kapısı açılır.) [Nesai]
(Güzelce alınan abdest, imanın yarısıdır.) [İbni Hibban]
(İlk sorgu abdestten olacaktır. Abdesti güzel ise, sıra namaza gelir.) [Beyheki]
(Hiçbir günahkâr yoktur ki, güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılarak mağfiret dilesin de, affedilmiş olmasın.) [Tirmizi]
(Güzelce abdest alıp namazını cemaatle kılanın bütün günahları affolur.) [Müslim]
(Güzelce abdest alan günahlarından sıyrılmış olur.) [Buhari]
(Güzelce abdest alıp bir din kardeşini ziyaret eden, Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Davud]
(Güneş yükselince [işrak vaktinde] güzelce abdest alıp iki rekât namaz kılanın bütün günahları affolur.) [İ.Ahmed]
(Soğukta, sıcakta güzelce abdest almak, günahlara kefaret olur.) [Müslim]
(Güzelce abdest alıp, huşu içinde namaz kılmak, küçük günahlara kefaret olur. Bu durum ömür boyu devam eder.) [Müslim]
Güzel abdest nasıl alınır?
Peygamber efendimiz bunu şöyle tarif etmiştir:
(Güzel abdest, abdestin farz ve sünnetlerini yerine getirmek suretiyle alınan, mükemmel abdesttir.) [Tirmizi]
1- Abdeste başlarken, Besmele okumak.
2- Elleri, bilekleri ile beraber, ayrı ayrı su ile üç kere yıkamak.
3- Ağzı, ayrı ayrı su ile üç kere yıkamak. Ağzı yıkarken, oruçlu değilse, hafif gargara yapmak veya suyu boğaza ulaştırmak, abdeste de, . Oruçlu iken mekruhtur. [Daha çok unutulan sünnetlerden birisi de budur.]
4- Dişleri Misvakla temizlemek.
5- Yüzünü yıkarken, iki kaşın altını ıslatmak.
7- Yıkanacak yerleri, üç kere ayrı su ile yıkamak. [Genelde ayaklar bir kere yıkanıyor. Üç kere ayrı ayrı su ile yıkanması gerekir. Daha çok unutulan sünnetlerden birisi de budur.]
9- Her uzvu birbiri arkasından yıkarken başka işle uğraşmamak.
Abdestin unutulan müstehablarından bazıları şunlardır:
1- Abdesti, namaz vakti girmeden önce almak.
2- Kıbleye karşı abdest almak.
3- Her uzvu yıkarken, kelime-i şehadet okumak.
4- Ayak parmaklarının aralarını hilallerken, sol elin küçük parmağı ile ve alt taraflarından hilallemek.
5- Ayak parmaklarını her üç yıkayışta da hilallemek.
Tevbe Namazı
Allâh’a karşı bir gaflet eseri olarak veya nefse uyarak günah işlendiğinde onun kefâreti olarak büyük bir nedâmet içerisinde O’na teveccüh etmek gerekmektedir. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:
“Şeytan seni bir kötülüğe sevketme girişiminde bulunursa, hemen Allah’a sığın.” (Fussilet (41), 36)
Kötülük yapan bir kimsenin bunun yerine iyilik yapması, kötülüğü iyilikle defetmesi istenmektedir.
Bir sabah Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem müezzini Bilâl’i çağırdı ve ona:
-”Bilâl! Hangi ameli yaparak benden önce cennete girdin? Dün gece cennette, senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum” diye sordu. Bilâl -radıyallâhu anh- de:
- Yâ Rasûlallâh! Ne zaman bir günah işlesem arkasından hemen kalkıp iki rek’at namaz kılarım, abdestim bozulduğunda da vakit geçirmeden hemen abdest alırım. (Her abdest aldığımda da Allâh’ın üzerimde iki rek’ât namaz hakkı olduğunu düşünürüm ve kılarım. ) dedi. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem -aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm-:
- “İşte bunun sâyesinde” buyurdular. (İbn Huzeyme, Sahîh, II, 213 (1209)
“Resulullah (s.a.v)’ı “Bu kimse bir günah işler de akabinde güzelce abdest alır, sonra kalkıp iki rekat namaz kılar ve Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah onu mutlaka bağışlar” derken işittim, Resulullah devamla: “Onlar fena bir şey yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah ‘ı anarlar…” meâlindeki ayeti sonuna kadar okudu” (Ebû Davûd, Sünen, Vitr, 26).
6. Tahiyyetü’l Mescid Namazı
Tahiyye; selam vermek demektir. tahiyyetü’l mescid, mescidi yani camiyi selamlamak demektir. Kuranı kerimde mescitlere “Allah’ın Evleri” denilmiştir. Bir eve giren kimsenin, önce ev sahibini selamlaması kadar tabi bir şey olamaz. Bu halde Allah’ın Evine girenin de Onu selamlaması gerekir. Selamlamanın en mükemmel ve en güzel şekli namazla olur. Camiye giren kimsenin tahiyyetü’l mescid kılmak suretiyle Allah Teala’yı bir nevi selamlamış, ona bağlılığını saygısını ve kulluğunu sunmuş olur.
Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek veya öğrenmek gibi bir maksatla giren kimse orada nafile olarak iki rekat namaz kılar. Dileyen daha fazla kılabilir. Mescide günde birkaç defa bu şekilde girilse , bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir.
Tahiyyetü’l mescid namazı, mescide girildiğinde daha oturmadan kılınmalıdır. Faziletli olan da budur. Oturulduktan sonra da kılınır. Bazıları; oturmadan kılınırsa eda, oturduktan sonra kılınırsa kaza olur, demişlerdir.
Ebû Katade -radıyallahu anh- ‘den rivayet edildiğine göre; Rasulullah -sallallahü aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Sizden her kim mescide girerse iki rekat namaz kılmadan oturmasın” (Buhari, Salat, 59)
Cabir (r.a)’den şöyle rivayet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v) mescidde iken yanına girmiştim, bana: “İki rekat namaz kıl” buyurmuştu.Buhari, Salat 59,
Alimlerimizin büyük çoğunluğu da bu namazın her vakit mescide girildiğinde kılınabileceğini, mekruh vakitler bile olsa kılınması gerektiğini belirtmişlerdir. Unutarak oturan kimse kalkıp tekrar bu iki rekatı kılabilir.
Kerahet vaktinde tahiyyetü’l-mescid namazı kılınmaz. Bir mescide girip de meşguliyetinden veya kerahet vakti olması yahut abdestsiz olması gibi sebeplerden dolayı tahiyyetü’l-mescid namazını kılamayan kimse, “Sübbanellâhi ve’l-hamdü li’l-lâhi ve lâ ilâhe illallahü ve’llâhü ekber” der.
10. Tesbih Namazı
İbn-i Abbâs ve Ebû Râfî -radıyallâhu anhüm- anlatıyor: Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve selem- Abbâs bin Abdülmuttalib’e dediler ki:
“Ey Abbâs, ey amcacığım! Sana bir iyilik yapayım mı? Sana bağışta bulunayım mı? Sana ikram edeyim mi? Sana on hasleti nasıl yapacağını bildireyim mi? Eğer sen bunu yaparsan Allâh senin bütün günahlarını; önceki-sonraki, eski-yeni, hatâen yapılan, kasden yapılan, küçük-büyük, gizli-açık yani hepsini affeder.
Bu on haslet şunlardır: dört rek’at namaz kılarsın. Her bir rek’atte Fâtiha sûresi ve bir sûre okursun. Birinci rek’atte kıraati tamamlayınca, ayakta olduğun hâlde on beş kere ‘sübhânellâhi ve’l-hamdü li’llâhi ve lâ ilâhe illallâhü va’llâhu ekber’ dersin.
Sonra rükû yapıp orada aynı tesbihi on kere söylersin, rukûdan başını kaldırır on kere daha söylersin. Daha sonra secde yapıp aynı tesbihi on kere söylersin. Secdeden başını kaldırınca da on kere tekrarlarsın. Tekrar secdeye varıp yine on kere aynı tesbihi söylersin. İkinci secdeden başını kaldırınca da on kere söylersin. Böylece bir rekatte bunları yetmiş beş defâ söylemiş olursun.
Aynı şeyleri dört rek’atte de yaparsın. Dilersen bu namazı her gün bir kere kıl. Her gün yapamazsan haftada bir kere, haftada yapamazsan ayda bir kere, o da olmazsa yılda bir kere yap. Yılda bir kere de kılamazsan hiç olmazsa ömründe bir kere yap.” (Ebû Dâvud, Tatavvu’, 14; Tirmizî, Vitr, 19)
İstihare namazı
Bir şeyin kendisi hakkında hayırlı olup olmadığına dair. Manevi bir işarete kavuşmak için kılınan iki rekatlık bir namazdır. Birinci rekatta “Kafirun Suresini” İkinci rekatta “İhlâs Suresini” okumak mustahaptır.
Sual: İstihare nedir ve istihare namazı nasıl kılınır?
CEVAP
İstihare, bir işin hakkında hayırlı olup olmadığını anlamak için abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra bu husustaki duayı okuyarak o işle ilgili rüya görmek üzere uykuya yatmaktır.
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
Dört şeyi yapan dört şeyden mahrum kalmaz:
1- Şükreden, nimetin artmasından,
2- Tevbe eden, kabulden,
3- İstihare eden, hayırdan,
4- İstişare eden, doğruyu bulmaktan, hakikate ulaşmaktan mahrum olmaz.
Herhangi bir işe başlarken, mesela evlenirken, ev alırken istihare yapmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mutluluk, istihare namazı kılmakla gerçekleşir.) [Hakim]
(İstiharede bulunmak ve kadere rıza göstermek kişinin mutlu olacağına, bunun aksi ise, kişinin mutsuz olacağına alamettir.) [Tirmizi]
(İstihare eden kimse mahrum kalmaz, istişare eden pişman olmaz. İktisat eden darlık çekmez.) [Taberani]
Evlenmeden önce, birkaç defa istihare etmeli, Hak teâlâya sığınmalıdır. Nefsin ve kötü kimselerin araya girmemesi için, yalvarmalıdır.
Önce günahlardan tevbe edilir. Tevbe için kısaca, “Ya Rabbi! Büluğ anımdan şimdiye kadar yaptığım günahlara pişman oldum. Bundan sonra da, inşallah hiç günah işlememeye söz veriyorum” denir. Sonra gusledilir. Gusülden sonra, o gece (istihareye niyet ettim) diyerek iki rekat nafile namaz kılınır. İlk rekatta Kâfirun, ikinci rekatta İhlas okunur. İstihare namazından sonra şu dua okunur:
(Allahümme innî estehirüke bi-ilmike ve estakdirüke bi-kudretike ve eselüke min fadlikelazim fe inneke takdirü ve la akdirü ve tâlemü vela âlemü ve ente allamül-guyub)
“Eğer bu işim [Mesela şununla evlenmem veya şu evi almam] dünya ve ahiretim için hayırlı ise, bunu bana mübarek eyle. Eğer hakkımda hayırlı değilse, onu benden uzaklaştır ve hayırlı olanı bana kolaylaştır. Beni kazana rıza gösterenlerden eyle, Ya Erhamerrahimin